Subscribe to Askvar.ComXML   Subscribe to Askvar.ComRSSSubscribe to Askvar.ComYSS

AstroLoji Nedir, Anlamı

Haziran 23, 2009 by admin  
Kategori: Astroloji

Astroloji, bilinen manasıyla kişinin doğum anında ve sonrasında gök cisimlerinin gök yüzündeki yerlerinin o kişinin hayatına etkisi olduğu teorisine dayanan bir fal türüdür. Hatta bazı astrologlar, dünyada meydana gelen olayların da (doğal afetler gibi) gökcisimlerinin yerlerine bakarak tahmin edilebileceğini söylemektedirler. Genelde ise, insanların kendilerini tanıma (ve karşılarındaki hakkında bir ön fikre sahip olma) ve eğlence amaçlı ilgilendikleri bir sözdebilimdir.

Zodyak

Zodyak

Astroloji milyonlarca insanın inandığı, binlerce yıldır devam eden bir geleneğe sahip olan, ve bugün dahi basılı ve sözlü medyanın sıkça yer verdiği (günlük burç yorumları) bir şeydir. Gökcisimlerine bakarak kehanetlerde bulunmak, 3000 yıl öncesine dayanan bir uygulama. Babilliler 12 burcu icat ettiler, ancak modern astrolojinin temel taşlarını kuranlar, Büyük İskender zamanından başlayarak Yunanlılardır. Hrıstiyanlığın yayılması süresince astrolojinin yayılması sekteye uğrasa da Rönesans sırasında Astronomi ve genel olarak bilime duyulan ilgi sebebiyle tekrar popülarite kazanmıştır. Hrıstiyan dünyası Papa nezdinde astrolojiyi lanetlese de, Kepler’den beri astronomik olayların bilimsel yöntemlerle anlaşılması süreci sayesinde astrolojinin dayandığı temeller sarsılmış olsa da, bu durum astrolojinin bugünkü popülerliğine ve uzun ömrüne etki etmemiş görünüyor.

Günümüzdeki en popüler astroloji yöntemi, güneş burçlarına dayanan astrolojik hesaplamalardır. Günlük gazetelerdeki burçlar da bu yönteme dayanır. Horoskop, verilmiş bir tarihte gök cisimlerinin Dünya’dan görüldüğü hallerine ilişkin bir haritadır, örneğin kişinin doğduğu an gibi. Ayrıca günlük fal manasına gelebilen, astrolojik bir tür tahmin-öngörme metodudur.

Zodyak, gökyüzünü 12 dilime böler ve her dilim içerdiği takımyıldızın ismiyle (Koç, Boğa, Başak vs) anılır. Güneş’in, Ay’ın ve diğer Güneş Sistemi gezegenlerinin yörüngeleri bu Zodyak içerisinde yer alır. Ancak devinim sebebiyle ekinoks ve gündönümü çizgileri son 2000 senede 30 derece kadar batıya kaymışlardır. Bu sebepten, antik zamanlarda isimlendirilmiş zodyak dilimleri, artık gökteki aynı bölümlere denk gelmemektedirler. Kısaca eğer 2000 sene önce aynı gün doğmuş olsaydınız, bugünkünden farklı bir burçta doğmuş olacaktınız.

Hatta 12 değil, 13 burç olması gereklidir. Zira “ophiuchus” isimli takımyıldızı her yıl 30 Kasım ve 17 Aralık arasında güneşin geçtiği yörüngede bulunan takımyıldızıdır. Akrep burcu ise sadece 7 gündür. Ancak modern Astroloji bu durumu Babillilerden beri görmezden gelmektedir. Hatta diğer burçların da süreleri farklıdır. Örneğin Başak burcu gerçekte 16 eylülde başlar 30 ekime kadar sürer. Gerçek güneş burçları ve tarihlerini şuradan görebilirsiniz.

Günümüzde de kullanılan geleneksel Zodyak, MS 140larda Ptolemy (Batlamyus)‘un yazdığı Tetrabiblos isimli esere dayanır. İskenderiye kütüphanesindeki geniş kaynaklardan faydalanan Ptolemy Devinim hareketini farketmiş ve Babil zodyakını eserlerinde kullanmıştır. Daha önce söylediğim gibi, bu zodyak hem yaklaşık 30 günlük dilimlere bölünerek takımyıldızlarına denk gelen gerçek zodyaktan farklıdır, hem geçtiğimiz 2000 yıla yakın sürede 30 derecelik bir kayma meydana gelmiştir, hem de 13. takımyıldızı bu zodyak’a dahil değildir. Özetle, bugünkü Astrologların büyük bölümünün kullandığı Zodyak, geçerliliği varsa bile çoktan yitirilmiş bir sistemdir.

Peki, zodyak elimizdeki bilgilere ve astronomik gözlemlere göre tam olarak yapılmış olsaydı bile, acaba gökcisimleri insanların hayatlarını etkileyecek etkileri olan şeyler midir?

Aslında gökcisimlerinin hayatımıza etkisi vardır. Ay’ın çekim kuvveti gel-git olaylarına sebep olur, ya da Güneş’in ışığı dünyadaki hayat için olmazsa olmaz bir şeydir. Ancak yıldızların, ya da diğer gezegenlerin insanların yaşamına herhangi bir etkisi olduğuna dair bilimsel kanıtlar yoktur.

Astrolojiyi savunanların en yaygın argümanlarından birisi, “bakınız Ay nasıl da gel-gitlere sebep oluyor, insan vücudunun 70%i su, demek ki Ay’ın benzer bir etkisi söz konusu olmalıdır”. İşin aslı, Ay’ın çekiminin pek de öyle güçlü olmadığıdır. Ayrıca Ay’ın etki ettiği sular sınırı olmayan sulardır. Okyanuslar ve denizlerde görülür. Göllerde görülen gel gitler okyanustakilere oranla çok küçüktür. Örneğin insanda bulunanla aynı miktar suyu bir kaba koyarsanız, gel-git zamanlarında okyanusları etkileyen gel-git’ten etkilenmediğini kolaylıkla gözlemleyebilirsiniz. Hatta, çocuğunu kucağında taşıyan bir annenin çekim kuvveti, Ay ya da Güneşin çocuğa uyguladığı çekim kuvvetinden 12 milyon kat daha yüksektir (Kelly et al., 1996: 25) ve bir sivrisineğin kolunuza uyguladığı çekim kuvveti Ay’ınkinden fazladır (Abell 1979). Gel-gitlerin tek sebebi Ay’ın çekim kuvveti değildir. Dünyanın dönüşü, rüzgarlar, basınç vs gibi bir dolu sebebi vardır gel-gitlerin. Yine bu sebeplerle Ay’ın ya da herhangi bir başka gökcisminin deprem gibi afetlere sebep olması ihtimali, neredeyse sıfırdır.

Astrologlar, gök cisimlerinin insanlara etkisinin bu cisimlerin kişinin doğumundaki pozisyonlarına göre olduğunu söylemektedir. Ancak bu iddiayla ilgili problem, doğumun anlık bir şey olmadığı ve saatler sürebildiğidir. Hangi anı temel almak gerekiyor? Annenin suyunun geldiği an mı? Başın ilk göründüğü an mı? Ayağın vajinadan çıktığı doğumun son anı mı? Hemşirenin kayıt defterine girdiği zaman mı? Göbek kordonunun kesildiği an mı? Peki ya doğal olmayan yollarla örneğin sezaryanla doğan bebekler? Onların “kader”lerindeki doğum anını bilmeni bir yolu var mı ?

Astrolog

Astrolog

Niye gezegenlerin yerleri, kişi doğarken etrafındaki etkenlerden daha güçlü? Bir bebeğin doğabileceği milyonlarca yer var : özel bir hastanede ipekler içine , bir ahırda samanların üstüne, bir arabada, gemide, bir gecekonduda ya da sarayda doğmasının, gördüğümüz kadarıyla Mars’ın ya da Jüpiter’in konumuna oranla daha çok etkisi var kişinin hayatında.

İşin aslı, Ay, Güneş ve arada bir geçen kuyruklu yıldızlar ya da meteorlar haricindeki gök cisimleri, Dünya’ya herhangi bir etki edemeyecek kadar uzaktadırlar. Etkisi olanlarınsa bu etkileri dünya yüzeyine varana kadar diğer etmenler tarafından yokedilmektedir. Ay ve bir insanın çekim kuvvetleri arasında 12 milyon katlık bir fark olduğundan bahsetmiştim.

Peki günlük fallara ne demeli ? Burcunuza göre o gün başınıza gelebilecek şeyleri söyleyen günlük fallar da, en az dayandığı bu problemli yapı kadar güvenilmez. Ufak bir test yaparak bunu anlayabilirsiniz. Şu paragrafı okuyup size uyup uymadığını düşünün :

İlginç gelişmeler içinde bulunduğunuz bir dönemdesiniz. Farklı istekler içine girebilir düşüncelerinizi yeniden düzenlemeye başlayabilirsiniz. Bugün parasal konulara yönelik harcamalarınıza özen göstermeniz gerekiyor.

Üstteki burç yorumunun, 12 burçtan bir tanesine uyması, kalan 11 tanesine uymaması gerekiyor. Hangi burca ait olduğunu yazının sonunda yazacağım, ve unutmayın doğru bile olsa zaten doğru cevabı bilme olasılığınız 1/12.

Gerçekte olan, astrolojik yorumların ve falcıların verdiği tavsiyelerin Forer efekti adı verilen ve aslında bir çok duruma ya da insana uyabilecek bilgilerin kişiye “bu bana, ve sadece bana tam olarak uyuyor” diye düşünmesi sonucunda ve “onaylama eğilimi” adı verilen, olayların kişinin önceki deneyimleri ve inançlarına göre yorumlanarak kendine uyan kısımlarının hatırlanması ya da kabul edilmesi sebebiyle doğruymuş gibi algılanmasından başka bir şey değildir.

Astrolojinin olduğunu iddia ettiği kozmik etkilerin hiç birisinin etkisi test edilememiştir zira tekrarlanabilir bir etkileri yoktur. Yanlışlanabilmesi imkansız iddialar ortaya attıklarından bilimsel olarak ölçülemezler. Ancak halihazırdaki deneyimlerin hemen hepsi nedensellikle açıklanabilecek türdendir.

Astrologların insanlar üzerindeki etkisi, yıldızların ya da gezegenlerin etkisinden daha büyüktür..

Dönelim burç yorumuna, eğer bu yorum gerçekten doğru ise, yazıyı okuyanların sadece belli bir burcuna mensup olanların, bugünkü deneyimlerine uyması gerekiyor. Yani eğer bu yazıyı yayınlandığından farklı bir tarihte okuduysanız, üstteki yorumun hiç bir şekilde kimseye uymaması gerekir. İlk okuduğunuz zaman size uyduğunuzu düşünüyorsanız, ve bugün harici bir günde okuduysanız ya da başka bir burçta doğmuşsanız Forer efektini deneyim etmiş oldunuz, tebrikler. Yorumu olduğu gibi copy-paste ederek google’da aratırsanız aynı yorumun nasıl yüzlerce başka burç sitesinde tekrar tekrar kullanıldığını görebilirsiniz.

Yorumlar

.




yeniListe.com www.baltictop.com - Free Counter and web stats
askvar · ask sohbet · canlı sohbet · kızlarla sohbet · sohbet odaları · maynet sohbet · almanya chat · chat odaları · film izle · sohbet odaları · avrupa sohbet · gabile sohbet · chat odaları