Hürrem Sultan Hayatı

12 Mayıs 2011 Biyografi


Günün Fırsatı

Hürrem Sultan Hayatı, Saray Yaşamı, Hürrem Sultan Hakkında

Hürrem Sultan; hep entrikalarla, oyunlarla anlatılıyor. Oysa o, bunlardan çok hayırlarıyla anılması gereken bir kadın. Bir ömre sığmayacak kadar çok hayratı var. Bulgaris-tan’dan Mekke’ye kadar pek çok şehri, ihtiyacı olan yapılarla süslemiş. Ölmeden bir yıl önce, Peygamber Efendimiz’in (sas) hadis-i şerifine nail olabilmek için Kudüs’te yaptırdığı ‘Haseki Sultan İmareti’ bunlardan biri sadece.

Doğumu: 1506 – Ölümü: 1558

Aleksandra Lisowska, Avrupa’da Roxelana olarak bilinir) Osmanlı padişahı I. Süleyman’ın (Kanuni Sultan Süleyman) eşi ve sonraki padişah II. Selim’in annesidir. Bir Osmanlı padişahıyla nikahla evlenmiş tek kadın olma ayarıcalığını taşır.

Lehistan Krallığı’nın sınırları içerisinde bulunan Rohatyn’de doğdu. Tatar akıncılar tarafından 1520 ve daha sonra Kırım Hanı tarafından Osmanlı sarayına sunuldu. tarihinde Rohatyn’den kaçırılmış
16. Yüzyıl kaynaklarına göre kızlık ismi bilinmiyordu. Ama daha sonraki kayıtlara göre mesela 19. yüzyılın Ukrayna’daki ilk kayıtlarına göre Anastasia (Kısaca Nastia) Polonyalıların geleneğinde, Aleksandra Lisowska olarak bilinir. Genelde Hürrem Sultan ya da Hürrem balsaq sultan olarak bilinirdi; Avrupa dillerinde Roxolena, Roxolana,Roxelane, Rossa, Ruziac, Türkçe’de Hürrem (Farsça kökenliخرمKhurram), neşeli olan kişi ve (Arapçada Karima -كريمة) Soylu olan kişianlamına gelir. Roxelana, onun gerçek ismi olmayabilir ama takma adı onun Ukraynalı soyuna ait olan (Günümüze ait yaygın isim Ruslana) ve doğu slav ismi olan, Roxolany ya da Roxelany, şimdiki Ukrayna halkında 15. Yüzyıldan sonra kullanılıyordu

Saraydaki Yaşamı:
Hürrem Sultan, sarayda özel bir eğitim gördü. Güzelliği, zekası ve becerisi ile padişahın dikkatini çekmeyi bildi. Harem kadınları ve saray ileri gelenleri arasında da kendine yer edindi. Hürrem Sultan saraya geldiğinde Kanuni’nin cariyelerinden biri olan Mahidevran Sultan’dan Mustafa isimli bir oğlu vardı.

Mustafa zamanla çok sevilen bir şehzade haline geldi. Mustafa’nın Kanuni’den sonra padişah olmasına kesin gözüyle bakılıyordu. Bu da Mahidevran Sultan’ın Valide Sultan olacağı anlamına geliyordu. Oysa Hürrem Sultan her bakımdan Mahidevran Sultan’ın önüne geçti ve Kanuni’nin güven ve sevgisini kazanarak onun nikahlı eşi oldu. Bazı kaynaklar çeşitli entrikalar uygulayarak 16. Yüzyıl Osmanlı tarihini olumsuz yönde etkilediği iddia ederler. Kızı Mihrimah Sultan’ı Vezir-i Azam Rüstem Paşa ile evlendirerek Vezir-i Azam’la bir ittifak oluşturdu.

Kanuni, yeniçeriler tarafından çok sevilen oğlu Mustafa’yı kendisini tahttan indirmeyi planladığı inancıyla öldürttü. Hürrem Sultan’ın Kanuni’yi bu kararda etkilediği inancı yaygındır. Şehzade Mustafa’nın öldürülmesinden sonra Mahidevran Sultan iyice gözden düştü. Yaşamının büyük bir bölümünü fakir olarak oğlunun mezarının bulunduğu Bursa’da geçirdi. Ancak Hürrem Sultan’ın ölmesinden sonra Hürrem Sultan’ın oğlu padişah II. Selim Mahidevran Sultan’a maaş bağlattı ve oğlu Mustafa’nın türbesini yaptırttı.
Devlet yönetiminde etkili olan Hürrem Sultan, İran savaşını destekledi. Ruslar ve Lehlerle barış içinde yaşanılmasını sağladı. Bu dönemde Ruslar Kazan ve Astrahan Hanlıklarına hakim olup doğuya doğru yayılmaya başladılar.
Hürrem Sultan 18 Nisan 1558 tarihinde eşi Kanuni Sultan Süleyman’dan önce 52 yaşındayken öldü. Oğlu II. Selim’in tahta çıkışını göremedi. Süleymaniye Camii Külliyesi içinde kendisi için yaptırılan türbeye gömüldü. Türbenin iç duvarları bir cennet bahçesini tasvir eden İznik çinileriyle kaplıdır.

Tarih, 18 Nisan 1558. Yedi iklime nam salmış Muhteşem Süleyman’ın sarayında yas var. Hükümdarın gözünden bile sakındığı, hası, hasekisi, Hürrem Sultan ebedi âleme intikal etti. Ardında kalanlar ise sadece, daha çok romanlarda, dizilerde bahsedilen cinayetler, entrikalar ve kıskançlıklar…
Peki, büyük bir devletin adı en çok bilinen kadın sultanını anlatmaya, bunlar yeterli mi? Günün şartları göz önüne alınmadan yapılan acımasız eleştiriler, Hürrem Sultan’ı hep kötü anlattı, anlatmaya da devam ediyor.
Sultan üzerine yapılmış gerçek bir akademik çalışma olmamasına rağmen, Batılı hayalperestler ya da bazı kesimler onun, Kanuni ile geçirdiği 40 yıllık ömürde sadece ihtiraslarını görüyor, hayırseverliğine değinmiyor. Ama, Hürrem Sultan ömrünü, hakkında söylenenleri gölgede bırakacak hayırlarla donatmış.

Barış Manço Biyografisi

24 Mart 2011 Biyografi


Barış Manço

2 Ocak 1943 yılında İstanbul´da dünyaya geldi.Sahnelerle ilk kez 1958 yılında Galatasaray Lisesi´nde öğrenciyken tanıştı.Galatasaray Lisesi´ni bitirdikten sonra yüksek öğrenimini tamamlamak için Belçika´daki ‘Kraliyet Güzel Sanatlar Akademisi´ne gitti.

Devamı

Orhan Gazi Biyografisi

14 Mart 2011 Biyografi

Orhan Gazi Hayatı

Babası Osman Gâzi Hân
Annesi Mal Hatun
Doğumu 1288
Vefâtı 1359
Kabri Bursa’da Osman Gâzi Türbesi’ndedir

Erkek Çocukları Süleyman Paşa, Birinci Murad, İbrahim, Halil, Kasım.
Kız Çocukları Fatma Hatun

Osmanlı sultanlarının ikincisi. 1281 yılında Söğüt’te doğdu. Babası Osmanlı Devleti ve hânedânının kurucusu Osman Gâzi, annesi Şeyh Edebâli’nin kızı Mal Hâtundur. İslâm terbiyesiyle yetiştirildi. İyi bir eğitim ve öğretim gösterilerek büyütüldü. Gâzilerin gazâlarını ve meşhur İslâm mücâhidlerinin, âlimlerinin, evliyâların menkıbelerini dinleyerek şuurlandı. Osman Gâzinin kumandanları ve arkadaşlarından silah tâlimi gördü. Devrin silahlarını mahâretle kullanmasını ve muhârebe taktiklerini öğrendi. Osmanlı Devletinin kuruluşunda hizmet aldı. Küçük yaştan îtibâren devletin teşkilâtlanıp müesseseleşmesinde lâzım olan tecrübelere sâhip oldu.

Orhan Gâzi, gençliğinden îtibâren Bizans tekfurlarıyla yapılan gazâlara katıldı. Muhârebelerde gösterdiği muvaffakiyetle babasının ve gâzilerin takdirini kazandı. 1298’de Bizanslıların tertiplediği Osman Gâzinin de dâvet edildiği sûikast plânlı düğüne katıldı. Tedbirli hareket eden Osman Bey, Yarhisar ve Bilecik’i fethederken Bilecik tekfurunun oğluna gelin gitmekte olan Yarhisar tekfurunun kızı Holofira’yı da esir aldı. Holofira İslâmiyeti kabul edip, Müslüman oldu. Nilüfer adını aldı. Orhan Bey, Nilüfer Hâtunla evlendi. BabasıOsman Gâzi, 1299 târihinde istiklâlini îlân edince, devleti idârî bölgelere ayırdı. Orhan Gâzi 1301’de Sultanönü bölgesinin beyliğine tâyin edildi. 1302’de Yenişehir ile İznik arasındaki Köprühisar’ın fethine gönderildi. Köprühisar’ı fethedip, Çavdarlı aşiretinin Osmanlı hudûduna tecâvüzlerinin önüne geçti. 1315’te Çavdar beyini esir alıp, Çavdarlı aşîretinin suçlularını cezâlandırdı. 1317’de Karatekin, Karacebeş, Tuzpazarı, Kapucuk ve Keresteci kalelerinin fetih harekâtına katıldı. Muhârebelerde gösterdiği muvaffakiyetle babası ve gâzilerin kendisine olan güvenini daha da arttırdı. Osman Gâzi, 1320 yılından îtibâren, yaşının ilerlemesi ve romatizmasının şiddetlenmesiyle, oğlunun idâresini görmek istedi. Orhan Gâziyi seferlerde kumandan tâyin etti. 1321 Mudanya-Gemlik Seferinde, Mudanya’yı fethetti. Bursa’nın denizle irtibâtını kesti. 1325’te Bursa’nın güneyindeki Atranos’u fethedince, şehrin ablukasını daha da şiddetlendirdi. 1326 yılında Bursa’nın Pınarbaşı mevkiine gelerek, karargâhını kurdu. Şehrin kalesini kuşattı. 1314 yılından beri abluka altındaki Bursa Kalesini kurtarmaktan ve yardımdan ümîdini kesmiş olan kale kumandanı, teslim şartlarını görüşmeye mecbur kaldı. Orhan Bey, 6 Nisan 1326 târihinde Bursa’yı teslim aldı. Osman Gâzi Bursa’nın fethini işitince memnun olup, Orhan Beyi yerine vâris tâyin etti. Diğer evlatlarının ve kumandanlarının Orhan Beye bîat edip, ona karşı itâatli olmalarını bildirdi. Osman Beyin Bursa’nın fethinden önce, fetih sırasında veya fetihten sonra öldüğüne dâir kaynaklarda muhtelif rivâyetler mevcuttur. Ancak bu kaynakların çoğuna göre Osman Bey, Bursa’nın fethinden hemen sonra vefât etmiş ve Gümüşlü Kümbete defnedilmiştir.

Osmanlı Devletinin ikinci sultânı olarak tahta geçen Orhan Gâzi, Alâaddîn Paşayı vezir tâyin etti. Devlet Merkezi Yenişehir’den Bursa’ya nakledildi. Askerî, idârî faâliyetlere ağırlık verilip, iktisâdî müesseseler kuruldu. Aşîret kuvvetlerine ilâveten “yaya” denilen piyâde sınıfı orduya dâhil edildi. Orhan Gâzi, 1327’de Bursa’da gümüş akçesini darbettirdi. Tâyinlerde bulunup, Akçakoca’ya Kandıra, Kara Mürsel’e İzmit Körfezinin güneyi ve Abdurrahmân Gâziye de yeni fethedilen Aydos ve Samandra’nın idâresi verildi. Bu kumandanlar, bulundukları mevkilerde fetihlerle de vazîfeliydiler.

Osmanlıların Boğaz sâhillerine kadar genişlemeleri Bizans’ı telâşlandırdı. Türklerin Sakarya Irmağı sâhilinden Karadeniz istikâmetinde ilerlemesini durdurmak ve İznik kuşatmasını kaldırtmak için, Bizans İmparatoru Üçüncü Andronikos ordu hazırladı. 1329 yılında İstanbul’un Anadolu yakasına geçti. Floken’de karargâhını kurdu. Orhan Gâzi, İznik kuşatmasına bir miktar asker bırakarak, sekiz bin kişilik kuvvetle Bizanslılara karşı harekete geçti.

Maltepe (Pelekanon) mevkiinde düşmanla karşılaştı. 1329 Mayısında meydana gelen Osmanlı-Bizans muhârebesi, sabahtan akşama kadar sürdü. Bizans İmparatoru bir günlük muhârebenin sonunda, büyük ümitlerle Rumeli’nden Anadolu’ya geçirdiği ordusunun, Osmanlılar karşısında dayanamayacağını anladı. Gece karanlığından istifâde etmeyi düşünen İmparator, muhârebe meydanından karargâhına dönmek isterken Orhan Gâzi, fırsatı kaçırmadı. Gece muhârebe şartlarını iyi bilen ordusuyla Bizanslıları tâkibe geçti

Orhan Gâzi, vefât ettiği zaman; Murâd, İbrâhim ve Halil ismindeki üç oğlu hayatta idi. Süleymân Paşa ve Kâsım isimlerindeki oğulları kendisinden önce vefât etmişlerdi. Süleymân Paşa ile Murâd Bey, Yarhisar tekfunun kızı Nilüfer Hâtun’dan Halil Bey ve Kâsım Bey, Bizans kayseri Kantakuzen’in kızı Teodora’dan; İbrahim Bey ile Fatma Sultan, Rum prensesi olan Aspurça’dan doğmuştur. Kendisinden sonra oğlu Sultan Birinci Murâd Han Osmanlı sultânı oldu

Yavuz Sultan Selim Hayatı

14 Mart 2011 Biyografi

Yavuz Sultan Selim Hayatı

Yavuz Sultan Selim’in Hafsa Sultan adlı hanımı, güzelliğiylede bilinen başkadınıdir. Kaanuni Sultan Süleyman’ın annesi olduğu gibi kızlarının da annesidir demektedir Çağatay Ulu-çay. Bu hususda Oztuna ise, Ayşe Hafsa Sultan olarak tanıtır ve Yavuz Selim’le izdivacını 1494′de Trabzonda yaptığını ifa­de eder. Hatice, Fatma ve Hafsa sultan hanımları doğurmuş olduğu gibi Kaanuni Sultan Süleyman’ın da validesi olduğu­nu, Vâlidesultan’lık da yaptığını ilâve eder. 1520′de başla­yan, vâlidesultanlik dönemi kendisinin 1534′deki vefatıyla sona erer ve kocası Yavuz Selim’in türbesinin yanına defnolunur, oğlu Kaanunide annesine birtürbe yaptırır. Bu türbe; 1892 İstanbul’da şiddetle hissolunan zelzelede yıkılmıştır. Üluçay, Hafsa Sultan’ın kocasına yazdığı mektuplardan Ya­vuz’un başka hanımları olduğunu ortaya koyuyor. Edirne’ye yakın, Hafsa kasabasını ihya etmiş olup adı verilmiştir. Ayrı­ca bir de külliye yaptırmıştır.

Tarihçi Âli; Yavuz’un şehzadeli­ğinde câriyeleriyle vakit geçirdiğini bunların içinde adı bilin­meyen birinden, oğlu olduğunu ve meşhur üveys Paşanın, Yavuz Selim’in oğlu olduğunu bizzat Yavuzun açıkladığını kaydeder. Kaanuni, bunu bildiği içinde Üveys Paşaya, daima muhabbetli davranmıştır ve başkentten de uzak tutmuştur. Çünkü; Yavuz Selim’e o kadar benziyordu ki bunun sıkıntıya sebeb olabileceğini kestirmekteydi. Yavuz Selim’in diğer bir hanımı Tatar Hânı Mengli Giray’ın kızı olan Ayşe hanımdır.

Yavuz’un kızlarının, Beyhan ile Şahsultan adlı kızları bu hanımından doğdular.

Yavuz Selim’in kızlarına gelince Öztuna yedi kızı olduğu­nun tafsilatını verirken, buna üluçay sayı olarak altıyı verir ve Gevherhân sultanda ittifak edemezler ve Öztuna’nın yedi­si burdan doğmaktadır. Gevherhân Sultan 1494′de doğmuş­tur. 1509′da İsfendİyaroğuüarından Sultanzâde Mehmed Bey’le izdivaç yapmıştır.

Bu zât Çaldıran’da 1514′de şehid olmuştur. Hadice hanım sultan 1496′da doğdu. 1582′de İstanbul’da vefat etmiştir. 1505 yılında İskender Paşa ile evlenmiştir. Daha sonra da Makbul İbrahim Paşa ile 2. izdivacını yapmıştır. Vefatında Sultanselim camiinde şehzadeler türbesine defnolundu. Bey­han Sultan; Yavuz Selim’in, Tatar hân’ının kızı olan hanımın­dan Ayşe hatundan dünya’ya gelmiştir. Ferhad Paşa İle ev­liydi. 1559′dan önce ölmüştür. Fatma Sultan ilk eşini bizzat kendisi boşamıştır. 2. evliliğide Dukakinzâde Ahmed Paşa ile vukubulmuştur. 1555′de, Dukakinzâde idam olunduğundan 3. evliliğini Damad Hadim İbrahim Paşayla yaparak Duka-kinzâde’nin idamına çok üzüldüğünden bu evliliği hatır evlili­ğiydi. Hafsa Sultan; Saray üniversitesi denilen Enderundan yetişen İskender beyle İzdivaç yaptı. Kocası 1515′de idam olununca bu hanım bir daha evlenmedi ve 1538′de vefat et­miştir. Doğum tarihi ve başka bilgiler mevcud değildir.

Şah sultan, Devletşahî Sultan olarak da anılmaktadır. Lüt­fü Paşa ile evlenmiştir. Kaanuni; Lütfü Paşanın kardeşine yaptığı muameleye pek üzülüyordu. Sonunda boşandılar. Sadnazamlıktanda atılmış oldu Lütfü Paşa. Bu hanımsultan 980/1572′de vefat etdi. Yavuz Selimin türbesinin yanandaki türbeye defnolunmuştur.

Hanım hatun’unsa; sadece vezir Çoban Mustafa Paşa ile izdivaç yaptığına jdak bilgi mevcuddur. Yavuz Selim’in oğullarına gelince; üveys Paşayı da dâhil edecek olursak, Kanuni Sultan Süleyman, Şehzade Orhan, Şehzade Musa ve Şehzade Korkut’Ia birlikte beş oğlu dünyaya gelmiştir. Ya­vuz’un ölümünde yalnız Kaanuni hayattaydı ve diğerleri de küçük yaşlarda vefat etmişlerdi

Abdülmecid Han Hayatı

14 Mart 2011 Biyografi

 

 

 

 

Osmanlı Sultanlarının otuzbirincisi ve İslam halifelerinin doksanaltıncısı. Küçük yaştan itibaren mükemmel bir tahsil gördü ve iyi derecede fransızca öğrendi. Avrupa neşriyatını yakından takib eder, onların ilmi çalışmalarını ve siyasi fikirlerini öğrenmeye çalışırdı. Babası İkinci Mahmud Han´ın 1 Temmuz 1839´da vefatı üzerine henüz 16 yaşında iken Osmanlı tahtına çıktı.

Abdülmecid Han, tahta çıktığında Osmanlı Devleti iç ve dış buhranlarla karşı karşıya idi. Osmanlı ordusu Nizip´te Mehmed Ali Paşa kuvvetlerine mağlup olmuştu. İki gün sonra da Kaptan-ı Derya Hain Fevzi Ahmed Paşa Osmanlı Donanmasını Mısır´a götürüp teslim etti. İngilizler bu sırada Osmanlı tahtınd

a devlet idaresinde tecrübesiz bir padişah bulunmasını fır- sat bilerek harekete geçtiler. Osmanlı Devletine tam destek olmak va´diyle Mustafa Reşid Paşa´yı sadrazamlığa getirttiler. Paris ve Londra´da sefirlik yapan Reşid Paşa, bu müddet içerisinde aldatılarak mason yapılmıştı. Nitekim iktidara gelir gelmez ilk işi Tanzimat Fermanı´nı ilan etmek oldu. (3 Kasım 1839). Osmanlı Devletinin yıkılmna ve yok olma devrine açılmış bir gedik olan Tanzimat Fermanı devlete ve millete çok pahalıya mal oldu.

Sultan Mahmud Hanı´n açtığı ileri medeniyet yolu üzerine engel olarak oturan tanzimat adamları. Avrupa ilmini ve tekniğini almak yerine sathi taklitler üzerinde durdular.Böylece ilim ve teknikte ilerleme durdu. Avrupanın yaşayışına hayran olarak yetişen yeni nesiller taklit modasına kurban gittiler. Memleket şartlarını ve ihtiyaçlarını anlamadan rejim davasına kapılan tanzimat devri adamları, daha sonra ihtilalci olarak gayr-i müslimlerle birleşmişler ve buhranları arttırarak, devleti sarsmaktan başka bir işe yaramamışlardır.

Mustafa Reşid Paşa ve yetiştirmelerinin Osmanlı Devleti içinde kendilerinin yıllardır yapamadığı tahribatı kısa zamanda gerçekleştirdiğini gören İngilizler, Mısır mes´elesinin hallinden sonra Osmanlı Devleti´nin başına yeni gaileler açtırmakta gecikmediler. Mustafa Reşid Paşa, İngiliz ve Fransız desteğini alarak 4 Ekim 1853´de Rusya´ya harb ilan etti. Ancak Osmanlı Devleti, Rusya ile savaş yaparken, İngilizler, dünyadaki ikinci büyük islam devleti olan Gürganiye Devleti´ni yıktılar. Hindista, İngilizlerin sömürgesi durumuna geldi.

Abdülmecid Han, batılıların yaldızlı reklamlar ve sahte dostluk- larla örtbas etmeye çalıştıkları islamiyet´i imha hareketini çok geç anladı. Reşid Paşa´yı görevinden aldı. 1853-55 Rusya ile olan Kırım harbi başarı ile neticelenmesine rağmen, savaş harcamaları dış borçlanma yolunu açtı. Osmanlı Devletinin savaşı kazanmasında rol oynayan İngiltere ve Fransa, devlet içinde yeni ıslahatlar istediler. Reşid Paşa´nın yetiştirmesi Ali Paşa´nın İngiliz ve Fransız elçileri ile ortaklaşa hazırladıkları Islahat Fermanı 1856´da ilan edildi. Bu ferman da Osmanlıların hıristiyanlara verdiği büyük bir tavizdi. Nitekim fermanın uygulaması pek çok yerde büyük tepki gördü.

1858´de Cidde´de ayaklanma başgösterdi. Eflak, Boğdan ve Karadağ´ da bağımsızlık hareketleri başladı. Devletin içine düştüğü feci durum sebebiyle, üzüntüsünden tüberküloza yakalanan Sultan Abdülmecid Han, 25 Haziran 1861´de vefat etti. Yavuz Sultan Selim Han´ın türbesinin yanına defnedildi. “Atam Yavuz Sultan Selim Han´a hürmeten türbemi onunkinden daha aşağı yapın” şeklindeki vasiyeti üzerine türbesi Sultan Selim´inkinden daha alçak ve kısa olarak yapıldı.

Abdülmcid Han devri, Sultan İkinci Mahmud Han´ın açtığı yenileşme yolunun, Mason Reşid Paşa ve yetiştirmeleri eliy- le bozulduğu ve Avrupa´nın her bakımdan taklide başlandığı bir devir olarak göze çarpmaktadır. Abdülmecid Han hatasını anla- dıktan sonra memleketi, milleti kemiren iç ve dış düşmanlara karşı tedbirler arar ve bu iş için gece gündüz Allahü Tealaya yalvarırdı. Ancak Osmanlı Devleti´nin içte isyanlar ve dışta Rusya ile harblerini fırsat bilen İngilizler, yetiştirdikleri ve iş başına getirmeye muvaffak oldukları devlet adamları sayesinde ona bu fırsatı tanımadılar. Abdülmecid Han, bu karışık devrede memleket içinde çok başarılı işler de yaptı. 1844´de bugünkü Galata Köprüsü olarak bilinen Mecidiye Köprüsünü, 1848´ de Küçük ve Büyük Mecidiye (Ortaköy) camilerini yaptırdı. 1853´de İstanbul-Varna-Kırım arasında ilk telgraf hattı döşendi. Bu harekete hız verilerek, 1870´de 36.000 km´lik telgraf hattı ile Osmanlı Devleti dünya devletleri arasında en ön sıralarda yer aldı. 1860´da İzmir-Turgutlu arasında demiryolu yapıldı. Ayrıca İstanbul´un her yerinde pek çok cami, mescid, mekteb, hastane ve çeşmeler de yapılmıştır

Çağatay Ulusoy Hayatı

9 Mart 2011 Biyografi

 

 

 

Çağatay Ulusoy 1990 yılında dünyaya gelmiş. Çağatay Ulusoy 23 Eylül 1990 yılında İstanbul ‘da doğduğunu söyleyenler var. (Kesin değil bu tarih)

Çağatay Ulusoy ‘u 2010 Best model birincisi.

Çağatay Ulusoy 1,90 cm boyuna sahip.

Çağatay Ulusoy İstanbul Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı bölümünde öğrenimini sürdürmekte.

Çağatay Ulusoy rol aldığı adını feriha koydum dizisi ile de bir bakıma televizyon dünyasına da merhaba dedi.

Çağatay Ulusoy Kıvanç Tatlıtuğ, Kenan İmirzalıoğlu gibi bir çok ünlü ismi, sinema ve podyum dünyasına kazandıran Best Model yarışmasının birincisi olarak adını duyurdu

İstanbul Üniversitesi Peyzaj bölümü öğrencisi Çağatay Ulusoy, yaklaşık 2 senedir modellik yapıyor.

İstanbul Üniversitesi Peyzaj bölümü öğrencisi Çağatay Ulusoy yaklaşık 2 senedir Selin Boronkay’ın ajansında modellik yapıyor
Kıvanç Tatlıtuğ, Kenan İmirzalıoğlu gibi bir çok ünlü ismi, sinema ve podyum dünyasına kazandıran Best Model yarışmasının 2010 erkek finalisti Çağatay Ulusoy kızların ilgi odağı olacağa benziyor
Bugüne dek Aşkı memnu dizisi,akın-klip(başrol),maskeli balo dizisi,fo-re spor katalog çekiminde yer alan Çağatay Ulusoy 1,90 boyunda ve 82 kiloAyla Algan oyunculuk eğitimi,mankenlik yürüyüş dersi alan Ulusoy’un geleceği oldukça parlak

Şehzade Mustafa Hayatı

6 Mart 2011 Biyografi

Şehzade Mustafa’nın Öldürülmesi
Şehzade Mustafa Kanuni Sultan Süleyman’ın Hürrem Sultan’dan olmayan iki oğlundan biridir. Şehzade Mehmet kendi eceli ile öldükten sonra Hürrem Sultan için kendi oğlu Şehzade Bayezid’e tek rakip olarak Şehzade Mustafa kalmıştır.

Şehzade Mustafa çok iyi eğitilmiş bir şehzade, çok cesur ve başarılı bir askerdi de aynı zamanda. Halk ve asker nezlinde de çok sevilirdi.

Hürrem Sultan ve damadı Damat Rüstem Şehzade Bayezid’i tahta çıkarmak için saray da ve devlet erkanı içinde entrikalar yaratarak Şehzade Mustafa’nın Kanuni’yi devirerek tahta geçeceğini iddaa ederler. Hürrem tarafından da zehirlenen Kanuni, kimi tarihçilere göre entrika olduğundan haberdar olmasına rağmen devletin bekâsı için, kimi tarihçilere görede haberdar olmadan kendi iktidarı için Şehzade Mustafa’nın öldürülmesini emretmiştir.

Savaş sebebiyle Konya’da bulunan bir otağa çağrılan Şehzade Mustafa, yine kimi iddaalara göre olacaklardan haberdar olmasına karşın padişaha karşı gelmek istememesinden otağa gitmiştir, padişahı yerinde bulamaz ve üzerine atlayan iki cellatla müzadele ederek kurtulmaya başarır. Daha sonra gelen cellatları deviremez ve şehzadelerin öldürülmesinde kullanılan domuz bağırsağından halatla 38 yaşında boğularak öldürülür.

Şehzade Mustafa öldürüldükten sonra Hürrem Sultan’ın oğlu Şehzade Bayezid bazı politik ve askeri hatalar yaparak padişahın gözünden düşmüş ve daha sonra bizzat İran şahı tarafından öldürülmüştür. Şehzade Bayezid’in de ölümünden de sonra taht Kanuni’nin oğulları arasındaki Sarı Selim’e kalmıştır.

Kırkaltı yıl süren devrinin bir evlâddan ziyade devlet reisi olacak anlayışıyla yetiştirilen şehzadeler, bu uzun saltanat dönemini sabırla bekleme gücünü gösteremediler. Şehzade katliyle padişahı suçlayanlar, hiç de şehzadelerin sabırsız­lığını göz önüne almadılar ve târih yorumlarını yaptıkları isti­kamet tabiatıyla doğru bir neticeye varamadı.

Cengiz Han Hayatı

6 Mart 2011 Biyografi



Cengiz Han Hayatı, Cengiz Han Biyografisi

1167 yılında doğdu. Moğol Kağanı ve Moğol Devleti´nin kurucusudur. Asıl adı Temuçin?dir. Temuçin, 13 yaşlarında iken, babasını kaybetti. Henüz küçük olduğundan, kabilesi, onu bırakıp Tayciutlar?a katılmak istedi. Annesi Helün Hatun, binbir çaba ile kabilenin küçük bir bölümünü geri çevirebildi. Nice güçlük ve sıkıntıya rağmen, varlıklarını sürdürebildiler. Bütün bu olaylar sırasında, Temuçin?deki önderlik yetenekleri kendisini belli ediyordu.

Cengiz, han olduktan sonra Çin?deki Kitün/Chin Sülalesi´nin, kuzey sınırlarında Tatarlar?a karşı giriştiği bir harekete katıldı ve Tatarlar ezildi. Ona göre Tatarlar, atalarına kötülük edip, ölümüne neden olmuşlardı. 1202?te Tatar kabileleri ile savaştı ve onları yendi.

Cengiz Han, Moğolistan?ın tek gücü durumuna gelmişti. 1206 İlkbaharı´nda, Onon Irmağı boylarında bir kurultay toplandı. Bu kurultay, bütün kabilelerin temsilcileri Han Cengiz?i, bakanlığa (Kağan) getirdiler. Cengiz unvanı da bu sırada verilmiş olmalıdır. Devamı

Mahidevran Sultan Hayatı

6 Mart 2011 Biyografi

Mahidevran Sultan ya da Mahidevran Gülbahar Sultan (ö. 1580) Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın eşlerinden biridir.

Mahidevran Sultan’ın Arnavut kökenli olduğu tahmin edilmektedir. Mahidevran Sultan’ın Kanuni’yle tahta çıkmadan önce Manisa valisi olarak görev yapmaktayken evlendiği bilinmektedir.

Mahidevran Sultan 1515 yılında Kanuni’nin ilk erkek oğlu olan Şehzade Mustafa’yı dünyaya getirdi. 1520 yılında eşinin padişah olması üzerine çocuklarıyla birlikte İstanbul’a geldi. Bu sırada Hürrem Sultan saray haremine girmişti ve kısa zamanda Kanuni’nin en sevdiği eşi haline gelmişti. 1524 yılında Hürrem Sultan da bir erkek çocuk dünyaya getirdi.

Şehzade Mustafa yetişkinliğe ulaşınca Osmanlı geleneğine uyarak Amasya’ya vali olarak gönderildi. Gene gelenek olduğu üzere annesi Mahidevran Sultan da oğluyla birlikte Amasya ‘ya gitti. Devamı

Zuhal Topal Hayatı

5 Mart 2011 Biyografi

Adı Soyadı: Zuhal TOPAL

Doğum Tarihi: 23 Eylül 1976
Doğum Yeri: İstanbul
Eğitim: Müjdat Gezen Sanat Merkezi Tiyatro Bölümü

Zuhal Topal; Çok yönlü bir sanatçı olup, sinema, dizi, tiyatro oyuncusu ve program sunucusudur. Sihirli Annem dizisinde “Suzan” adlı karakteri canlandırmıştır. ATV’de yayınlanan Selena adlı dizide Fitnat Korkmaz adında kötü bir müdireyi oynayan Zuhal Topal, bu diziden ayrıldı. Şarkı Söylemek Lazım adlı yarışmada koçu İlhan Şeşen ile yarışmış; halk vejüri tarafından birinciliği hak etmiştir.

Ayrıca reklamlarda da oynamıştır.Metin Akpınar’ın başrolünde oynadığı Papatyam dizisinde bir kaç bölümde Esra Erol rolünde oynamıştır ve büyük beğeni toplamıştı. Esra Erolun işine son verildikten sonra, Zuhal Topal’a Esra Erol’un programı verilmistir. Programın adi Zuhal Topal’la İzdivaç’tır. Şu anda Kanal D’de yayınlanan Geniş Aile adlı dizide Şükufe rolünde oynamaktadır.Şarkıcı Korhan Saygıner ile evlidir.

Oynadığı Diziler :

Geniş Aile
Papatyam
Komedi Türk
Tutkunum Sana
Selena
Tarık ve Diğerleri
Haylaz Babam
El Bebek Gül Bebek
Sihirli Annem
Çekirdek Aile
Lahmacun ve Pizza
Ev Hali
Dadı
Zehirli Çiçek
Kurşun Kalem
Ruhsar
Sevda Kondu
Kara Melek
Gurbetçiler
Çiçek Taksi
Palavra Aşklar
Yazlıkçılar
Oynadığı Filmler :

Deli Deli Olma
Kirpi

Sonraki Sayfa »