Azap Melekleri ve Günahkar Genç Hikayesi
Azap Melekleri ve Günahkar Genç Mahşerde bir genç, Allah Teala'dan aman dilemiş. Günahı pek çokmuş. Melekler, onu cehenneme atmak için koşmuşlar. Fakat yüce ihsan sahibi Hakim-i Teala, ona yaran olmuş. Melekler tam onu yakaladıkları sırada, "Neden bu genci cehenneme sürüklüyorsunuz?" diye bir hitap gelmiş. Onlar şöylece cevap vermişler: "Onu cehenneme atmak için sürüklüyoruz." Bunun üzerine yene Allah Teala'dan bir hitap gelmiş.
Arzu Eden Gelsin Hikayesi
Arzu Eden Gelsin Muhammed Nasûhî Efendi, bir ara üç gün müddetle sevenlerinden birinin dâveti üzerine hava değişikliği için Çamlıca civârındaki Bulgurlu'ya gitti. Bulgurlu'ya gelişlerinin ilk gecesi, gece yarısından sonra teheccüd namazını kıldıktan sonra yanında bulunanlara;www.sendeyim.com - Bize bugün Üsküdar'a gitmek gerekiyor. Hizmeti yerine getirdikten sonra inşâallah yine geliriz. Arzu eden bizimle gelebilir, buyurdu. Sabah namazını kıldıktan sonra Üsküdar'a gelmek üzere yola çıktı.
Mavi Öldü Hikayesi
Mavi Öldü Bu hayatın mavisi ölüyor çocuk. Gözlerimi keşke şimdi görebilseydin, gözlerini görebilseydim çocuk anlardın ne hallerdeyim, hangi yerlerdeyim, kaç geceyi uykusuz geçirmekteyim... Ömrümün yarınları, mavileri ellerimden düşüyor, oysaki görüyorum her şeyi ama gücüm yetmiyor. Sökülüp benden giden anlarıma sahip çıkamıyorum çocuk... Söylenesi değil duygularım, yaşanılası hiç değil... Rüzgârın önüne kattığı bir çöp parçası gibiyim. Direncim mavilerin özleminde yitip gidiyor çocuk. Aranılası, bulunası yarınlarım ve beni bu köhne dünyada anlayabilecek hiçbir mavim yok artık. Sevgiler gelir geçer yüreğimden çocuk ve sen her defasında karaya bağlarsın gözlerimi sonra “sevgi için yaşıyorum aramızda ki fark bu” deyip yarınları bir pula satarsında, anlamazsın aslında gerçek aşkı kim maddede? Kim yürekte yaşıyor? Savunulası sözler söylemiyorum,
Uzaktan Sevdim
Uzaktan Sevdim
Sen baharın yağmurla getirdiği özlemdin içimdeki, sen çiğ tanesi kadar saf ve ne olduğunu asla anlayamadığım yanımdın benim ve denize düşüp de ıslanmaktan korkutan bir savaştın yüreğimde…
Özlemini her gece koynumda hissettiğim ve hiçbir zaman seni sevmekten vazgeçmediğim için özeldin. Sonra gözlerle yüzüme baktığında ya da her kavga edişimizde fırtınalar kopardı yüreğimde, sen hiç bilmezdin. Benim susuşum senin kaçışını desteklerdi belki de. Belki de gerçekten söyleyemediğim sözlerle doldu kalbim ve sen her seferinde gün batışını anımsattın bana, onun kadar güzel onun kadar huzur verici. Aslında hem onun kadar uzaktın bana hem de yakınımda hissettim seni, uzanıp tutacak kadar yakınımda. Devamı
İnternette Aşk
İnternette Aşk
ilk kez evimde chat (sohbet) yapmak için kanala girdim. Nickim (rumuz) Bebek19. Tabii bir anda erkeklerden yüzlerce mesajla karşılaştım.
İnternetten çıkmaya karar veriyorum ama birden biri benim ona cevap vermemi sağlıyordu. Konuşma ilerledikçe biz hala klavyeyle boğuşuyor ve birbirimizi tanımak için elimizden geleni yapıyorduk. Aynı şehirdeydik. Daha yeni tanıştığım bu kişi bana ev adresini okulunu ve hatta cep telefonunun numarasını bile vermekte bir an tereddüt etmemişti. Devamı
Bir Bitişin Hikayesi
Bir Bitişin Hikayesi
Daha Çok Gençtim
Tam tamına 17,5 yaşındaydım o gün. Bütün eğitim hayatımı adadığım ve sonunda başardığım üniversitemin bahçesinde onunla konuşup bir ilişkinin temellerini atmak üzereyken küçük bir çocuktum. Günü birlik ilişkilerde, geçici flörtlerden hoşlanmadığımı belirtecek kadarda büyük. Üniversite hayatinin başlangıcı bu muhteşem birlikteliğinde başlangıcı oldu. Günler büyük bir hızla geçiyor ve her gecen gün aşkımızda ayni hızla büyüyordu.
Önce toplumdan, sonra da okulumuzdan soyutladık kendimizi. Her anımızı baş başa geçirmekten, İstanbulun keşfedilmemiş yerlerin gezmekten büyük keyif alıyorduk. Onun dinine çok bağlı olması, benim bugüne kadar bilmediğim görmediğim şeyleri yapıyor olması hoşuma gidiyor, ben de her gün yeni şeyler öğreniyordum.
Bu aşk romanlarından fırlamış mutlu günler daha doğrusu seneler 4 yıl sürdü. Kesintisiz 4 yıl. Bu arada o benim aileme, bende onun ailesine girmiştik. Evleneceğimiz günler sayiliydi.
5. yılımıza girdiğimiz ilk günlerinde her şey alt üst oldu hayatımda. Senelerdir görmediğim bir arkadaşımı ziyarete gittim ve aşık oldum. Hayatımızda başka insanlar olmasına rağmen bu garip duygusal çekim bizi yakaladı, ama hemen kendimizi toparlayarak uzaklaştık. İşte yine ben eski bendim. Her şeyi çözmüş ilişkime sağlam bir şekilde dönmüştüm .- Döneme mimiydim yoksa Bir kaç ay sonra İnternet ve chat ortamını keşfettim. Seneler sonra ilk kez farklı erkeklerle konuşmak gerçekten ilginçti gelmişti.
İleri gidip teflonlaşmaya ve hatta bir kaç kez görüşmeye bile vardırmıştım işi. Ama hep kendimi haklı çıkaracak sebepler aradım. Kötü bir şey yapıyordum, onu anlatmıyordum. Yada bana öyle geliyordu. Başka bir adama aşık olmamla başlayan kavgaların, tartışmaların yerini şimdi chat kavgaları almaya başlamıştı. Bu seferde netten yüzünü bile görmediğim bir adama aşık olmam, olayın patlama noktası oldu. Çünkü artık sözlerin yerini tokatlar almıştı. Çıktığım tatiller, görüşmeme kararları, ilişkiyi kurtarma çabaları hiçbir işe yaramıyordu.
Elimizde hiçbir şey kalma misti artık. Bizi bir arada tutan o güçlü bağ,aşk,sevgi,saygı,hoşgörü. Hepsi uçup gitmişti.şaşkındım. nasıl bu hala gelebilmişti her şey. Bitmeliydi. Bitecekti. Ve bitti. 5. yıldönümümüze 1 ay kala bitti büyük aşk masalı. Biliyorum. Ben suçlu görünüyorum. Ama hala kendimi haklı çıkarmak için çok fazla sebep bulamıyorum. Pişman mıyım. Hayır. 23 yaşındayım artık ve elimde kalan hala bitmemiş bir okul. İlişkim bitti ama okul hala duruyor. Aşk mı bir daha asla…
Yazan:Deniz Nur
Aşk Kapıyı Çalınca
Aşk Kapıyı Çalınca
Hep özlediğim, beklediğim aşkın böyle aniden kapımı çalıvereceğini, izin almadan yüreğimde bir köşeye yerleşeceğini hiç düşünmememiştim. Göz göze geldiğimiz anda. Başımdan aşağıya buzlu su dökülmüş gibi hissettim.
Bakışları içimi titretti, bilmediğim, tanımadığım bir dünyanın kapıları açılıverdi önümde… Kimde, neydi, hangi sınıfta öğrenciydi, daha önce onu görmemiştim. Bütün gün bu sorularla boğuştum. İlk şoku atlatıp kendime geldiğimde okulda onu aramaya başladım. Gerçeği öğrenmem hiç zor olmadı tabii ki! Suratıma tokat gibi çarpan gerçeği… O okulumuzda yeni görev yapmaya başlamış bir öğretmendi çok genç olduğu için öğrencilerden ayırt etmek mümkün değildi.
Böyle şeyler yalnız filmler de olur sanırdım. Oysa ben sırılsıklam aşık olmuştum. Gözleri başımı döndürecek kadar güzel olan yalnızca adını ve öğretmen olduğunu bildiğim biri, kısacık bir zamanda hayatımı değiştirivermişti. Ona aşık olmam benim suçum muydu? İnsan hesap kitap yaparak aşık olmazdı ki? Tamam itiraf etmeliyim, ben pek normal biri değilim. Başkalarına göre farklı yanlarım çok., özellikle de aşk söz konusuysa hiçbir zaman sıradan biri olmadım ama bu kez tamamen kaderdi. Sonunda ona söylemeye karar verdim.
Madem aşık olacak kadar cesaretliydim, söyleyecek kadar da cesaretli olmalıydım. Söyledim. Şaşkınlığımı ifade edecek sözleri şu an ben bulamıyorum. Düşün bir kez, çat kapı bir öğrenci geliyor ve ‘’ ben sizi gördüğüm ilk andan beri seviyorum’’ diyor. Ne hissedersiniz bilemem ancak o bana karşı çok olgun, anlayışlı davrandı.
Yaptığım çocukluklarla hayatını cehenneme çevirdiğim halde sevgiyle yaklaştı.. incitmemek için çok uğraş verdiğini şimdi anlıyorum oysa o zamanlar çok incitmiştim.
Bir gün bana hak vereceksin demişti evet onu anlıyorum ve hak veriyorum. En doğrusunu yaptı. Zaman belki çılgın aşkımı bitirdi. Ama ona olan saygım ve sevgim sonsuza kadar sürecek.
Yazan:Yaban Gülü
Alıntıdır.
Yeniden Başlayabilseydim
Yeniden Başlayabilseydim
Eğer yeniden başlayabilseydim hayata,
İkincisinde daha çok hata yapardım.
Kusursuz olmaya çalışmaz.
Sırt üstü yatardım.
Neşeli olurdum, ilkinde olmadığı kadar.
Çok az şeyi ciddiyetle yapardım.
Elbette mutlu anlarım oldu ama,
Yeniden başlaya bilseydim eğer,
Yalnız mutlu anlarım olurdu.
Farkındamısın bilmem, yaşam budur zaten.
Anlar, sadece anlar.
Sizde anı yaşayın.
Eğer yeniden başlayabilseydim.
İlkbaharda ayakkabılarımı fırlatır atardım.
Ve sonbahar bitene kadar,
Yürürdüm çıplak ayaklarla.
Bilinmeyen yollar keşfeder,
Güneşin tadına varır, Çocuklarla oynardım.
Bir şansım daha olsaydı eğer,
Ama işte 85′indeyim
Leylanın Cevabı
Leylanın Cevabı
Leyla için çöllere düşen, deli divane olan Mecnun’un aşkını gören padişahın biri, Leyla’yı çok merak eder. Onun bulunup huzura getirilmesini emreder. Kısa bir zaman sonra Leyla bulunup getirilir. Leyla’yı gören padişah büyük bir şaşkınlık geçirerek ona sorar:
- Mecnın’un aşkından perişan olup, dağlara çöllere düştüğü Leyla senmi sin?
Diğer kadınlardan farklı bir yanın yok. Kaldı ki güzel biride değilsin. Buna rağmen Mecnın nasıl olur da senin için deli divane olur ?
Leyla cevap verir:
- Sen, Mecnun olmadığın için bilemessin sus. Bendeki güzelliği görebilmen için Mecnun olman ve onun gözleriyle bakman gerekir, der.
Bu haklı sözler karşısında padişah söyleyecek birşey bulamadığı için susar.
Aşık Uyuyunca
Aşık Uyuyunca
Aşığın Aşık sevgilinin sevgili olduğu zamanlarda zavallı bir aşık vardı. O vaadinde duran bir aşıktı.
Uzun seneler sevgilisine bağlanmış onun kulu kölesi olmuştu. Nihayet yıllar sonra sevglisinden bir haber geldi.
Sevgili ona, ”Gel şu odada gece yarısına kadar bekle. Gece yarısından sonra sen çağırmadan ben geleceğim” diye ona haber yolladı.
Bunu duyan aşık kurbanlar kesti. Ziyafetler verdi Söylenen o günde denilen odaya giderek beklemeye başladı.
Gece yarısını geçince sevgili söz verdiği gibi çıkıp geldi.
Fakat bu sırada aşık beklemekten usanmış uykuya dalmıştı. Sevgili bunu görünce eteğinden bir parça kesip: ” Sen çocuksun bunlarla oynarsın” diye birkaç cevizle beraber aşığın cebine koydu gitti.





